GIDA TERÖRÜNDE İFŞA’NIN PERDE ARKASI

gıda terörü

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca 2012 yılında başlayan ve en son olarak ta 2015 yılı Haziran ayı sonu itibariyle, 79 parti ürün taklit-tağşiş kapsamında ve 16 parti ürün ise içerisinde bulunmaması gereken ilaç etken maddesi içerdiği için sağlıksız, yasalara aykırı olarak gıda imal eden ve satan firmaların isimleri açıklandı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın internet sitesinde duyurulup kamuoyu ile paylaşılan açıklamayı değerlendiren Tüketici Sorunları Derneği (Tüsoder) Gıda Komisyonu Başkanı Dr. Can Demir, “Piyasadan toplatılacağı ifade edilen birçok gıdanın günlük hazırlandığından 6 ile 8 ay öncesi çoktan tüketilmiş olduğunu ileri sürdü.

Dr. Can Demir sözlerine devamla, “Bu bağlamda geçmişte yapılan firmaların ifşa edilmesi ve sonuçları başarılı bir çalışma olarak gösterilmektedir. Oysa 2012 yılından itibaren ifşa edilmenin tek başına çözüm getirmediği tüketicilerin bu sağlıksız gıdaları tükettiği gerçeğiyle birlikte, ortada bir başarı olmadığı gibi Gıda Bakanlığı’nın aslında kendisinin alması gereken önlemleri erteleyerek konuyu yeterince önemsemediği ortaya çıkmaktadır. Tüketiciler adına Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü’ne 3 ana başlık adı altında soruyoruz;

  • İfşa edilen gıdalardan sadece köfteyi, kavurmayı, kıymayı, kır pidesi ve kıymalı böreği ele alırsak, at, eşek eti, sakatat (mide, taşlık) kanatlı eti ve deri parçası karıştırılarak elde edilmiş et ürünlerinin parti ve seri numarasına göre ortalama altı ve sekiz ay sonra yani 2015 Temmuz ayında ifşa edilmiş ancak en az altı ay önce yenip tüketilen bu gıdaların toplatılacağı belirtilmektedir. Ortada tüketilen aynı partiden eser miktarda bile kalmamışken bahse konu ürünleri hangi yöntemle ve nerelerden toplatılacağının bildirilmesini,
  • Medyada yer aldığı üzere Sildenafil, Atropin gibi İlaç Etkin Maddesi içeren çikolata, macun. Gıda takviyesi vb. ürünlerin insan sağlığını bozabilecek bu durumdaki gıdalardan numune alındığı gün itibari ile, analizler sonucunda 2015 Temmuz ayında ifşa edilene kadar geçen süre zarfında, çocuklar başta üzere olmak üzere bu durumdaki gıdaları kaç bireyin tükettiğini ve bahse konu gıdaları tüketenlerden sağlığı olumsuz etkilenen kişi sayısının bildirilmesini,
  • Gelişmiş ülkelerde ve AB normları ile T.C. Sağlık Bakanlığı’nın programında olan “Tedavi Yerine Önceliğin Koruyucu Hekimlik Çalışmaları” olduğu gibi bir yaklaşımla Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü’nün sağlıksız ve yasalara aykırı durumdaki gıdaların tüketilmeden önce ham madde ile üretim safhasında önlem alınması denetimlerin bu alanda yaygınlaştırılması değerlendiriliyor mu? Ve ayrıca her yıl sürekli ertelenen gıdalarda güvenlikli izlenebilirlik sistemine ne zaman başlanacağının bildirilmesini, istiyoruz.

Resmi denetimin ve ifşanın yapılmasını, ancak bir doğrulama ve ikinci bir kontrol anlamında uygulanmasını istiyoruz.

İfşanın bugünkü haliyle önleyici bir uygulama olmadığını bilmekteyiz.

TÜSODER olarak her fırsatta dile getirdiğimiz gibi, biz tüketiciler yasal olmayan gıdalara katılan katkılar ile yasal limitlerin dışına çıkanlar kısaca yasalara uyulmadan üretilip piyasaya satışa sunulan her türlü bilinmezliği ile birlikte sağlıksız gıdaları tüketmek istemiyoruz.

Günümüzde uygulanan ve sürekli açıklanan denetim sayılarında artışın, denetim sonucunda kesilen para cezasının tutarının yüksekliği ile ortalama 6 ay ila 1 yıl sonra üreten ve tüketen tarafların bir parçasını dahi hatırlayamayacak gıdaları üretenlerin ifşa edilmesi biz tüketicilerin sağlığı bozulduktan sonra geri dönüşü olmayan vahim denecek olumsuzlukları yaşamak istemiyoruz.

Ülkemizdeki diğer kamu kurumların uyguladığı gibi alkolsüz içecekler, sigara, ilaç ve hatta asansörlerde de uygulanması planlandığı duyurulan izlenebilirliğin gıdalarda da altını çizerek tekrar tekrar belirtiyoruz ki “Denetim öncesi, eğitim ve bilinç desteği” ile “İfşa öncesinde ise, güvenlikli izlenebilirlik” sistemi tüketicilerin mutlak koruyucu sağlığı için acilen uygulamaya geçilmelidir.” Dedi.

 

Vet. Hekim Dr. Can DEMİR TÜSODER Gıda Kom. Bşk.

Paylaş