TÜKETİCİLERİN BANKALARIN HAKSIZ EYLEMLERİ KARŞISINDA KULLANABİLECEKLERİ YOLLAR ve BAŞVURABİLECEKLERİ MERCİİLER

BANKADAN HİZMET ALINMADAN ÖNCE YAPILMASI GEREKENLER

Bankalar, müşterileri olan tüketicilere karşı hakkaniyete aykırı olduğu düşünülen filleri nedeniyle gündeme gelmektedir. Bu fiillerine dayanak olarak, hizmet sunarken müşterilerine imzalattıkları, taslak sözleşme denilen, genellikle ağır şartlar olan sözleşmeleri göstermektedirler. Çoğunlukla, tüketicilere okuma veya okudukları halde sözleşmeyi müzakere etme ve değiştirme imkanı tanınmadan, tüketicinin zor durumdaki hali kullanılarak bu sözleşmeler imzalatılmaktadır.

Bu hususta tüketiciler ilk olarak, hizmet almadan önce sözleşmeleri önemle ve dikkatle okumalı, imzalamaları ve kabul etmeleri zorunlu olmayan şartları kabul etmemelidirler. Artık bankaların sözleşmelerinde ayrı ayrı imzalanan küçük alanlar ve şartlar olup, bu şartlar dikkatlice okunmadan, doğrudan tek tek imzalanmamalı ve ileride problem yaratacağı tahmin edilen şartlar imzalanmamalıdır. Kredi çekilirken Kredili Mevduat Hesabı (KMH) tanımlanması ve bu hesaptan bankanın doğrudan istediği meblağları tahsil etmesine izin veren hükümlere dikkatle yaklaşılmalıdır. Özellikle kredi kullanılırken sigorta şirketi seçme serbestisi gibi haklar bilinmeli ve bankanın olası fahiş fiyattan sigorta primi teklifleri kabul edilmemelidir. Zira 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 29. ve 31. maddeleri tüketici lehine düzenlenmiş olup, aksinin sözleşme ile düzenlenebileceği de belirtilmiştir.

Kredi borcu bitse dahi banka bu sözleşmeyi öne sürerek hesap işletim ücreti, kredi hayat sigortası gibi borçlar tanımlamakta ve bu borç kalemlerini de tüketicilerin haberi olmadan KMH hesaplarından çekmektedirler. Sonucunda tüketiciyle iletişim yolunu dahi denemeden bu borç kalemini kredi borcu gibi Kredi Kayıt Bürosu (KKB)’na bildirmekte ve kara listeye alınmalarına neden olarak beş yıl boyunca kredi kullanamama ve çeşitli bankacılık hizmetlerinden yararlanamamalarına sebebiyet vermektedirler.

Kara liste durumunun sonuçları oldukça ağır olup, başvurulan mercilere göre ortalama 4-5 ay süren hukuk mücadelesi devam ederken büyük mağduriyete neden olmaktadırlar. Bu yüzden gelecek sorunlara engel olmak üzere hizmet alınırken imzalatılan sözleşme ve şartları çok dikkatle okunmalıdır.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/10571 esas sayılı 2015/8738 karar sayılı 18.03.2015 tarihinde: “icra takibi yapılmadan veya dava açılmadan önce tüketici hakem heyetine müracaat edilmesi zorunludur. … Buna göre, verdiği karar ilamlı icra yoluyla takibi mümkün olan Tüketici Hakem Heyetine müracaat etmeden ilamsız icra takibi yapmakta tüketicinin hukuki yararı yoktur. Bu durumda tüketici hakem heyetine müracaat edilip uyuşmazlıkla ilgili olarak bir karar almadan icra takibi yapılamayacağı gibi, tüketici mahkemesinde de dava açılamaz. “ şeklinde bir karar vermiş. Bu karar ise hem tüketici hem de karşı tarafının hakem heyetlerinin parasal sınırları içerisinde kalan uyuşmazlıklarda öncelikle tüketici hakem heyetlerine başvurulması zorunluluğu yarattığı şeklinde yorumlanmıştır. 2017 için bu sınır 3.610 TL’dir.  Yani alacaklı bankanın 3.610 TL’den aşağı olan miktarları doğrudan icra takibine koyamayacağı düşünülmektedir ve güncel durum itibariyle de bankalar bu miktardan az alacaklarını icra takibine koymamaktadır.

BANKA TARAFINDAN HAKSIZ OLDUĞU DÜŞÜNÜLEN İŞLEME UĞRADIKTAN SONRA YAPILMASI GEREKENLER

Tüketiciler bu durumda, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’u ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile aynı kanunun 80’inci maddesinin (c) ve (e) bentleri hükümlerine dayanılarak BDDK tarafından hazırlanan Bankacılık Etik Kurulu İlkeleri’ni dayanak olarak göstererek hukuken tanınan haklarını ve başvuru yollarını kullanabilirler.

Banka tarafından haksız işleme uğradığını düşünenlerin ilk olarak Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu (BDDK) üzerinden başvuru yapmasını tavsiye ediyoruz. Zira bankalar, kurulun denetleme yetkisini ciddiye almakta ve birkaç gün gibi kısa bir sürede cevap vermektedirler. Başvurunun BDDK’nın https://ebulten.bddk.org.tr/esikayet/ adresindeki sistemden yapılması tüketici yararına olacağı gibi başvurunun son durumu da kolaylıkla takip edilebilecek ve şikayet edilen banka tarafından cevap geldiğinde ise e-posta yoluyla bilgilendirme yapılacaktır.

Tüketici banka ile yaptığı sözleşmenin nüshasını kaybetmişse veyahut da banka tarafından tüketiciye hiç teslim edilmemişse, sistem üzerinden şikayet ile beraber sözleşmelerini de talep edebilir. Burada bankalar genel itibariyle şikayetlerinizi kabul etmeyip, fiillerini hukuki kalıba sokarak cevap vermekte ve cevap karşısında BDDK tarafından da şikayet dosyasının kapatıldığı bildirilmektedir.

Bu durumda, bankadan cevap alınması veya banka tarafından 30 gün içinde cevap verilmemesi halinde, yargı yollarına başvurmadan önce Türkiye Bankalar Birliği nezdinde arabuluculuk faaliyeti yürüten, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunun 80. maddesinin j bendine dayanılarak kurulan Bireysel Müşteri Hakem Heyeti’ne e-devlet üzerinden veyahut kendi websitelerinde de belirtilen alternatif yollarla (posta, e-posta, faks) başvurulabilir. Daha hızlı ve takip edilmesi daha kolay olduğu için e-devlet üzerinden başvurulmasını tavsiye ediyoruz.

Bankalar, Heyetin vereceği karara yargı yolu açık olmak üzere, 2017 yılı için 2.743 TL’ye kadar uymak zorundadırlar. Ancak başvuru yaptığınız sırada yargı yoluna da başvurmanız durumunda, hakem heyeti başvurunuzu değerlendirmemektedir.

Bireysel Müşteri Hakem Heyetine yapılan başvurular, Bireysel Müşteri Hakem Heyetinin
Oluşumu, Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Tebliğ (Tebliğ) esas alınarak değerlendirilmektedir.
Tebliğ’in “Heyete iletilecek başvuruların kapsamı” başlıklı 7’nci maddesinin 1’inci fıkrasında: “Heyet,
bankalar hakkında aşağıda belirtilenler dışında kalan tüm başvuruları inceler. Aşağıda belirtilen
başvurular Birlik tarafından Heyet gündemine alınmaz.”
denilmek suretiyle heyetin yetki sınırları çizilmiştir. Başvuru yapılmadan önce bu düzenlemeler göz önüne alınarak başvuru yapılması zaman kazanılmasını sağlayacaktır.

Bireysel Müşteri Hakem Heyetine başvuru yapmamanız veya heyetin başvurunuzu olumsuz sonuçlandırması durumunda ikamet bölgenizdeki yetkili Tüketici Hakem Heyetine başvurabilirsiniz. 2017 yılı için 3.610 TL’nin altındaki tutarlarda İl Tüketici Hakem Heyetleri’ne, 2.400 TL’nin altındaki tutarlarda İlçe Tüketici Hakem Heyetlerine başvurulabilir. Başvuru yapılmadan önce telefonla iletişime geçilerek (İstanbul içerisinde yoğunluktan dolayı imkansız hale gelmiştir) veya doğrudan heyetin bulunduğu adrese gidilerek yetkili İl ve İlçe Hakem heyetlerinin yoğunluğunun ve ortalama başvuru çözüm süresinin sorulması ve buna göre başvuru yapılması zaman kazanılmasını sağlayacaktır.

Parasal sınırlar nedeniyle başvuru yaparken dikkatli olunmalıdır. Zira talep edilecek alacak miktarı 2.400 TL ve üzeri olursa İl Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru zorunlu hale gelmektedir. 3.610 TL ve üzeri tutarlarda ise Hakem Heyeti kararları bağlayıcı olmayıp, sadece Tüketici Mahkemesi’nde açılacak davalarda delil teşkil edebilecektir.

Hakem heyetlerine yapılacak başvurularda talep ettiğiniz alacak yanında, işlem nedeniyle zarar görüldüğü iddia edildiği takdirde maddi ve/veya manevi tazminat da talep edilebilir. Zira Yargıtay 13. Hukuk Dairesi birçok kararında kanundaki parasal sınırlar içinde kalmak kaydı ile manevi tazminat taleplerinin Tüketici Hakem Heyetlerinden istenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 27.12.2004 tarih ve 2004/15255E ve 2004/18969 K. sayılı işbu kararı örneklerden birisidir.

Bu nedenle başvuruların hakem heyetlerinde çözülmesinin istenmesi halinde parasal sınırlara riayet edilmelidir. Aksi takdirde Tüketici Mahkemelerinde açılacak davalar yaklaşık 1-2 yıl sürmektedir. Hakem heyetlerinin ortalamalarının 3-6 ay arası olduğu düşünüldüğünde, hakem heyetlerine başvuru daha cazip hale gelmektedir.

Tüketici Hakem Heyeti başvurusu da yine e-devlet portalı üzerinden veya sunulan alternatif yollardan yapılabilir. Önerimiz ise e-devlet portalı üzerinden başvuru yapılması ve başvurunun çıktısı alınıp imzalanarak fiziken hakem heyetine teslim edilmesidir. Zira bu durumda çoğu zaman, uzun bir süre beklenmek zorunda kalınmadan, başvuru tamamlanarak doğrudan şikayet edilen bankadan savunmasını sunması için dilekçe ve ekleri tebliğ edilmesi için postaya verilmektedir. Bankanın tebliğden itibaren başlayan 30 günlük savunma süresi vardır. Savunmasının teslim edilmesi veya savunma süresinin dolmasından itibaren hakem heyeti başvuruyu inceleyecek ve karara varacaktır. Hakem heyetinin belirtilen parasal sınırlar içindeki kararları kesin olup, tarafları bağlayıcıdır. Şikayetin kabul edilmesi durumunda, kazanılan alacak miktarı ilamlı icra yoluyla bankadan tahsil edilebilir. İlamlı icra ise oldukça etkili bir icra yolu olup, itiraz üzerine durmamakta, ancak mahkeme kararı ile belirli sebeplerle durdurulabilmektedir. Bu sebeple alacağın tahsili oldukça kolay olacaktır.

Av. Serkan KARA

Hukuk Komisyonu Üyesi

Paylaş

Bir Cevap Yazın

*