Bayılan hastaya yaklaşım

“Arkadaşım bayıldı! Yardım edin!”

Bilinç bozuklukları

Kişinin kendisini ve dış dünyayı algılaması ve yorumlayabilmesine bilinç adını veririz. Yeni ortaya çıkan bir hastalık nedeniyle dış uyaranlara yanıt vermez hale gelmesi ise bilinç değişikliğidir. Bayılma (senkop) ise ani oluşan, kısa süren ve kendiliğinden iyileşen bilinç kaybıdır. Koma ise uzun süreli veya kalıcı bilinç kaybıdır, uyaranlara yanıt yoktur ve öksürük gibi koruyucu birçok temel işlev kaybolmuştur.

Kalp krizi, sinir sistemine ait bazı hastalıklar, sara (epilepsi) gibi birçok hastalık bayılmaya yol açabildiği gibi şeker düşmesi, korku, heyecan, aşırı yorgunluk, sıcak, ateş gibi sorunlar da rol oynayabilir.

Bayıldı. Ne yapalım?

Bayılan kişi sırt üstü yatırılmalıdır. Kan basıncı düşmesi ile seyreden durumlarda ayakların hafifçe yukarıya kaldırılması işe yarayabilir ancak bu etki kısa sürer. Aşırı sıcak veya soğuğa karşı önlemler alınarak kişi güvenli bir yere taşınmalıdır.

İlk aşama hasta ve kurtarıcının güvenliğini sağladıktan sonra omuzdan sarsarak yüksek sesle “nasılsınız?” veya “beni duyuyor musunuz?” şeklinde yüksek sesle sorarak yanıt verip vermediğini görmektir.

Kişinin kan dolaşımı, hava yolu açıklığı, solunumu sırasıyla kontrol edilmelidir (CAB). Somutlamak gerekirse yutkunma, öksürme, kol-bacak hareketleri gibi yaşam belirtileri görülmüyor ve kişi dış uyarana yanıt vermiyorsa temel yaşam desteğine (kardiyopulmoner resusitasyon, CPR) başlanır. Hasta yanıt vermiyorsa, solunumu hırıltılı ise hava yolu tıkanmış demektir ve belli manevralar ile açılmalıdır. Çene iki parmak ile desteklenip öne çekilir ve hastanın alnı arkaya (yere) doğru bastırılıp sabitlenir. Buna baş-çene pozisyonu denir.

Şekil 1. Baş-çene pozisyonu. Dili öne çekerek hava yolunun açık tutulmasını sağlar.

Yardım isteyelim mi?

En önemli noktalardan biri her durumda acil sağlık hizmetlerinden yardım istenmesidir. Bunun için herhangi bir telefondan 112’nn aranması ve görevliye yalın ve net bir şekilde durumun anlatılması gerekir. Olayın ne zaman ve ne şekilde olduğu, kişinin önceki hastalıkları, kullandığı ilaçlar, travma olup olmadığı, o ana kadar yapılan müdahaleler gibi bilgiler aktarılmalıdır. Görevlinin sorularına gerektiği şekilde ve gördükleriniz çerçevesinde yanıt verilir. 112 Ambulansının gelmesi defibrilasyon (elektroşok) ve diğer yaşamsal müdahaleler açısından kritiktir. Halktan kişiler eğer gerekli eğitime sahip değilse müdahalenin hızla başlaması için öncelikle yardım çağırmalıdır. Eğitimli kişiler ise önce müdahale edip daha sonra yardım çağırırlar.

Hastanın dolaşım ve solunum problemi yok, sadece dış uyarana yanıt vermiyorsa koma (derlenme) pozisyonu verilebilir.

Şekil 2. Koma (derlenme) pozisyonu. Alttaki bacak düz tutulur, diğer bacak 90 derece bükülü tutularak diğerinin üzerinde durur.

Havale (Nöbet)

Beyinde anormal elektriksel aktivite sonucu kaslarda kontrol dışı hareketlere havale (nöbet) deriz. Nöbetler kafa travması, ateş veya beynin kendisine ait (primer) anormal elektriksel uyarımı sonucu, veya şeker düşmesi gibi durumlarda görülebilir. Kronik olarak nöbetle seyreden hastalık ise sara veya epilepsi olarak bilinir. Bu hastalarda sıklıkla ilacın alınmaması veya yetersiz kalması nöbete yol açar.

Nöbetin birçok farklı çeşidi olmakla birlikte, jeneralize nöbet sırasında hastanın bilinci kapanır ve vücutta kasılmalar görülür. Hasta idrar ve dışkı kaçırabilir, dudaklarını, dilini ısırabilir, kontrolsüz hareketler sonucu yataktan, merdivenden vb düşebilir. Bu nedenle nöbet geçiren kişinin kendisine zarar vermesi engellenmelidir. Hasta bağlanmaz, çenesi zorla açılmaya çalışılmaz, herhangi bir yiyecek ve içecek verilmeye çalışılmaz. Güvenliğini sağlamak, ek travmayı önlemek ve sakince nöbetin bitmesini beklemek en uygun davranış olacaktır. Nöbetlerin büyük çoğunluğu birkaç dakika içinde kendiliğinden sonlanacaktır. Her durumda (nöbet bitse de bitmese de) hasta hastaneye nakledilmeli, müdahale için 112 aranmalıdır.

Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu

Paylaş

Bir Cevap Yazın

*