Sağlık Hizmetlerinde Özel Hayatın Gizliliği Hakkı

Özel  Hayat Nedir? 

“herkes tarafından bilinmeyen, özel araştırma ve bilgi edinmeyle sağlanan kişiye ait hususlar” (Prof.Dr.Ersan ŞEN)

Sağlık hizmetlerinden yararlanma ihtiyacı bulunan bireylerin, hizmetten yararlanma sürecinde özel  hayat alanlarının korunmasını talep edebilmesi ve buna dokunulmamasıdır.

Mahremiyet Nedir? 

Sağlıkta  özel  hayatın gizliliği hakkı “Bireyin fiziksel temas, duygu ve düşüncelerini açıklamamak gibi, beden ve zihinsel bütünlüğüne ulaşılmasına bir sınır koyması” ile ifade edilir.

Sağlık Hizmetlerinde Özel  Hayat  İle İlgili Bilgiler Nasıl Elde Edilir? 

Hasta sağlık hizmetini almadan önce, hizmeti alırken ve sonrasında kendisi ile ilgili bilgileri paylaşmak durumundadır. (başvuru, yatış / işlemleri, öykü alma…)

Hizmetin zorunlu sonucu olarak hasta ile ilgili bilgiler sağlık kurum veya kuruluşunda bulunmaktadır. (testler, tetkikler, reçeteler, girişimler…)

Kişilerin sağlığı ve bedeni ile ilgili bilgiler  hayatlarının en gizli alanları ile ilgilidir. Bilgilerin dışarı verilip verilmemesi konusu fiili olarak hastanın denetiminden çok kurum veya kuruluşun denetimine girmiştir.

Bireyler Sağlık Hizmetlerinde Özel  Hayatın Gizliliği Hakkında, Ne Bekler?

Hasta özel hayatına ait bilgilerin  kendisinin  yaşamına zarar vermeyecek şekilde korunmasını bekler.

bilinmezlik, ulaşılmazlık ve dokunulmazlık talebindedir. (Gizlilik)

Sağlık Hizmetinde Meslek Sırrının Önemi Nedir? 

Kişilik haklarının korunması

Sağlık hizmetinin daha iyi sunulabilmesi

Sağlık hizmeti sunanlar ile hasta arasındaki güven unsuru

Hasta Sırrının Saklanması ve T.C. Mevzuatı

Türk Ceza Kanunu (134-136)

Tıbbi Deontoloji Tüzüğü (M.4)

Türk Eczacıları Deontoloji Tüzüğü (M.4)

Hasta Hakları Yönetmeliği m.23, Bilgilerin Gizli Tutulması başlığını taşır: 

“ Sağlık hizmetinin verilmesi sebebiyle edinilen bilgiler, kanun ile müsaade edilen haller dışında, hiçbir şekilde açıklanamaz.

Kişinin rızasına dayansa bile, kişilik haklarından bütünüyle vazgeçilmesi, bu hakların başkalarına devri veya aşırı şekilde sınırlanması neticesini doğuran hallerde bilginin açıklanması, bunları açıklayanın hukuki sorumluluğunu kaldırmaz.

Hukuki ve ahlaki yönden geçerli ve haklı bir sebebe dayanmaksızın hastaya zarar verme ihtimali bulunan bilginin ifşa edilmesi, personelin ve diğer kimselerin hukuki ve cezai sorumluluğunu da gerektirir.

Araştırma ve eğitim amacı ile yapılan faaliyetlerde de hastanın kimlik bilgileri, rızası olmaksızın açıklanamaz.”

Diğer (Medeni Kanun, Borçlar Kanunu)

HASTANIN MAHREMİYET HAKKININ KAPSAMI 

Sağlık hizmetlerinde, hizmeti verenler ile sağlık hizmetini alan kişiler arasındaki karşılıklı güven önemlidir. Hastaya kendini güvende hissedebileceği koşulların sağlanması sağlık hizmetlerinin amaçlarına uygun ve karşılıklı güven içinde yürütülmesini sağlar. Temel insan haklarından biri olan özel yaşamın gizliliği çerçevesinde değerlendirilen hastanın mahremiyet hakkı (privacy), sağlık hizmetinde hastalarla hizmeti verenler arasındaki karşılıklı güvenin sağlanmasında önemlidir .

Hasta Hakları Yönetmeliği m.21,Mahremiyete Saygı Gösterilmesi başlığı taşır: 

” Hastanın, mahremiyetine saygı gösterilmesi esastır. Hasta mahremiyetinin korunmasını açıkça talep de edebilir. Her türlü tıbbi müdahale, hastanın mahremiyetine saygı gösterilmek suretiyle icra edilir.

Mahremiyete saygı gösterilmesi ve bunu istemek hakkı;

a) Hastanın, sağlık durumu ile ilgili tıbbi değerlendirmelerin gizlilik içerisinde yürütülmesini,

b) Muayenenin, teşhisin, tedavinin ve hasta ile doğrudan teması gerektiren diğer işlemlerin makul bir gizlilik ortamında gerçekleştirilmesini,

c) Tıbben sakınca olmayan hallerde yanında bir yakınının bulunmasına izin verilmesini,

d) Tedavisi ile doğrudan ilgili olmayan kimselerin, tıbbi müdahale sırasında bulunmamasını,

e) Hastalığın mahiyeti gerektirmedikçe hastanın şahsi ve ailevi hayatına müdahale edilmemesini,

f) Sağlık harcamalarının kaynağının gizli tutulmasını, kapsar.

Ölüm olayı, mahremiyetin bozulması hakkını vermez.

Eğitim verilen sağlık kurum ve kuruluşlarında, hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olmayanların tıbbi müdahale sırasında bulunması gerekli ise; önceden veya tedavi sırasında bunun için hastanın ayrıca rızası alınır.

Av.Arb.Gültezer Hatırnaz Erol

TÜSODER Sağlık Hukuku Komisyonu Başkanı

 

 

Paylaş

Bir Cevap Yazın

*