Ben De Bir Tüketiciyim

Market alışverişleri hayatımızın en önemli ayağı oldu. Eskiden çarşı pazar gezip fiyat araştırıyorken; şimdi ekonomik olmanın yolunu market kampanyalarında arıyoruz. Tüketici olarak sürekli ekonomik ve indirimli olma konusunda en az marketlerin birbirleriyle rekabeti kadar bizler de bu konuda hummalı bir gayret içerisindeyiz. Sık sık değişen fiyatlarla ilgili yeterince uyanık olmadığımızda ise eski fiyatla indirimli ürün aldığımızı zannetme hatasına düşüveriyoruz. Burada hata kimde bunu incelemek adına yaşadığım bir durumu anlatmak istedim. Bakalım hep birlikte hatalı kısımları saptayabilecek miyiz?!

Birkaç gün önce sabah saatlerinde Kadıköy Migros’ta yaptığım bir alışverişte bir ürünün dört adet fiyatı olduğunu fark ettim. İki fiyat 16,75 iken; iki fiyatı ise 12,90 idi. Yani toplamda aynı ürün için dört adet fiyat bulunmaktaydı. Pahalı olanların başka bir ürün olduğunu düşünerek alışverişimi indirimli yapma huzurunu yaşıyordum ki kasaya gittiğimde ilk şokumu yaşadım. 16,75 fiyatı kart ödemesinde gördüm ve direk o soruyu sordum “Neden 12,90 olan ürün 16,75?” Kasiyer arkadaşımız 1 alana 1 bedava kampanyasıdır diyerek yanlış bir yönlendirme yaptı. Bu durumlarla çok fazla yüz yüze geldiğim için (derneğimiz sayesinde) işlemi iptal ederek bir görevli aramaya başladım. Bir yandan içimden “sabah sabah tüketici olmak istemiyorum” diye isyan etsem de hakkımı aramak zorunda olduğumun bilinciyle bir reyon görevlisi buldum. Kısa bir durum analizinden sonra indirimli etiket bana verildi ve kasada indirim yapılacağı söylendi. Evet, olması gereken tam da buydu. Buraya kadar normal ilerleyen süreçten memnundum. Çünkü tüketici olarak, haklarını arayanlarında çok iyi bildiği üzere, bu işlemler sorun 1 TL’de olsa 1.000 TL’de bu kadar kısa sürede özellikle de “tartışmasız” sonuçlanmıyor. Benimde konuya dair memnuniyetim saniyeler içinde soruna dönüşmeyi başardı. Kasap bölümünden diğer bir arkadaşımız gelerek ürünü iade etmemi, yoksa bu durumun zararını hatayı yapan arkadaşının cebinden ödeyeceğini söyledi. Kısa süre konuşmanın ardından durumun öyle olmayacağını da belirtsem kasap reyonu arkadaşımız ikna olmadı ve vicdanımla beni baş başa bıraktı. Bununla yetinemeyen ben, gidip etiketten sorumlu arkadaşları bularak durumu izah ederek neden vicdanımı alışveriş yaparken kullanmam gerektiğini sordum. Sonrasında doğru ve güzel bir şekilde yönlendirilip kasada indirimli ürünü aldım. Çıktığımda biraz gerilsem de haklı mutluluğumu yaşamaktaydım.

Ülkemizde alışveriş konusunda sık sık sıkıntılı süreçler yaşandığını görevim gereği biliyorum. Bazen hepimizin içinden geçen “Hayır bu haksızlık bana olmasın” ya da “Bununla uğraşmak istemiyorum” dendiğini de… Ama yukarıda anlattığım olay gibi yüzlercesi her gün herhangi bir mağazada yaşanıyor. Burada tüketici olarak en basit olayı bile gözden kaçırmadan hakkımızı aramamız gerekiyor. Çünkü kurumsal olan birçok mağazada, çalışanların tüketici hakları konusunda yeterince bilgi birikimlerinin olmaması sıkıntımızı büyüten sebeplerdendir. Aslında 6502 Sayılı Tüketici Kanunu yeterince tüketicinin yanındayken; sorunların çözümü inisiyatif sahibi yüksek düzey çalışanların veya reyon görevlilerinin “vicdan”ına bırakılıyor gibi… “Hayır, kesinlikle böyle yürümüyor işler!” demeli ve sesimizi çıkarmalıyız.

Son olarak etiket fiyatı konusunda bana bu tecrübeyi sizlerle paylaşmama vesile olan kuruma ve çalışanlarına teşekkür ediyorum. Çünkü kim bilir ben sabah vakitlerinde bu durumu fark etmeyip indirimli sanarak ürünü almış olsam daha kaç kişi bu bilgi yanlışlığından cebindeki parasından olacaktı. Bir kişi diye düşünmeyin! Ben, sen; biz, siz mağazaların bu şekilde haksız kazancına neden önayak olalım ki? Yanlış mıyım?!

Ümmühan Bektaş
TÜSODER Genel Koordinatörü

Haber Kaynağı http://www.webunya.com/ben-de-bir-tuketiciyim

Paylaş

Bir Cevap Yazın

*